Tansiyon Düşmesi Neden Olur ?

Tansiyon Düşmesi Neden Olur ?, OkuGit.Com - Tarih, Güncel, Kadın, Sağlık, Moda Bilgileri Genel Bloğu

TANSİYON DÜŞMESİ NEDEN OLUR?

Hipertansiyon hastalığının yüksek oranına rağmen düşük tansiyon yani diğer bir adıyla hipotansiyon görülme olasılığı daha azdır. Günümüzde insanlar stresli yaşamdan kaynaklı hipertansiyona kolayca yakalanabilmektedir. Fakat hipotansiyon çok kişide görülmese de hipertansiyon kadar vücutta tehlike oluşturmaktadır.

Kan basıncının vücutta anormal derecede belli bir oranın altına düşmesine hipotansiyon denir. İnsan bedeninde tansiyon her zaman aynı kalmaz. Uyurken, kalkarken ve hareket halinde farklı seviyelere inip çıkabilir. Ani hareketlere karşı duyarlı olan tansiyonda, hızlıca ayağa kalkmak kan basıncını etkiler ve kısa bir süreliğine düşmesine neden olur.

Vücut sistematik bir şekilde görevini yerine getirmektedir. Diğer organlara oksijenin gidip gitmediğini kontrol eder. Bu nedenle kan basıncını buna göre ayarlar. Bazı kişilerde düşük tansiyon devamlı görülmektedir. Fakat bünyesi bu seviyelere alışıkken, bazı bünyelere düşük tansiyon oluşumu kişide fiziksel belirtilere yol açarak hayati önem arz etmektedir.

Vücudun diğer organlarına yeterince kan ve oksijen ulaşmadığında ortaya çıkan tansiyon düşüklüğü kalp problemlerine yol açarak ciddi sonuçlar getirmektedir. Düşük tansiyon kişiyi aniden şoka sokabilir.

Düşük tansiyon değerleri normal kabul edilen oran 120/80 mmhg’dir. Bazen gençlerde bu durum, oranların altında seyretse de ciddi bir sorun teşkil etmez. Tansiyon düşüklüğünde değer 90/60 mmhg’nin daha altında seyreden orandır. Uzmanlar genelde düşük tansiyonu kişide bulgulara neden olduğunda kabul ederler.

DÜŞÜK TANSİYONUN ÇEŞİTLERİ NELERDİR?

Şiddetine ve belirtilerine göre 3 çeşit hipotansiyon vardır. Kan basıncı bazı bireylerde düşüktür. Vücut buna alışık olduğu için düşük tansiyon sorun teşkil etmez ve ilaç tedavisine ihtiyaç duyulmaz. Kan basıncı aniden düştüğünde diğer hipotansiyon çeşitleri devreye girer. Bunlar; aortostatik, sinirsel aracılı ve şoka bağlı gelişen hipotansiyonlardır.

  1. ORTOSTATİK; Bu hipotansiyon çeşidinin ortaya çıkma nedeni oturma ya da uzanma da ortaya çıkar. Vücudun şekil değişikliklerinde kan basıncının ayarlanamaması durumunda, baş dönmeleri meydana gelir. Ayağa kalktıktan sonra kısa süreli yaşanan baş dönmesi ve göz kararması, oturduktan 5-10 dakika sonra normale döner. En çok zayıf bedene sahip yaşlılarda ortostatik hipotansiyon görülmektedir. Bu hipotansiyon çeşidinin sebebi sadece kan basıncı ayarlanması durumu değil, altta yatan başka rahatsızlık durumları da söz konusu olabilir. Bazen yemek yendikten sonra kan basıncında ani düşmeler meydana gelir ve uzanıldığı zaman düzelir.

Ortostatik hipotansiyon; uzun süre yatakta istirahat, çeşitli nörolojik hastalıklar, gebelik, diyabet, bacakları üst üste atarak uzun süre tutma, kalp problemleri, yanıklar, çok sıcak ortamlarda bulunma, büyük varisli damarlar ile ortaya çıkar. Ayrıca Parkinson ilaç tedavisinde ortostatik hipotansiyon görülme olasılığı yüksektir.

  1. ŞOKA BAĞLI HİPOTANSİYON; Beyin, böbrekler ve diğer hayati önem taşıyan organlara yeteri miktarda kanın ulaşmaması halinde ölümcül sonuçlar meydana gelebilmektedir. Şok geçirilmesi halinde kandaki basınç çok fazla düşer. Kan kayıpları, ciddi enfeksiyonel hastalıklar, alerjik reaksiyonlar gibi bazı durumların yaşanması vücudu şoka sokan sebepler arasında gösterilir.
  2. SİNİRSEL ARACILI HİPOTANSİYON; Genç yetişkinlerde ve çocuklarda uzun süre ayakta kalmaya bağlı olarak ortaya çıkan hipotansiyon çeşididir. Baş dönmesi, mide bulantısı gibi semptomlarla kendini gösterir.

Yaşanan bu hipotansiyon belirtilerinde hiç vakit kaybetmeden alanında uzman doktora başvurarak gerekli tahlil ve tetkikler yapılarak düşük tansiyonun tedavisi yapılarak kişi sağlığına kavuşturulmalıdır.

DÜŞÜK TANSİYONUN BELİRTİLERİ NELERDİR?

Düşük tansiyonun belirtileri ve fiziksel semptomları kişiden kişiye farklılık göstermektedir.  Vücutta düşük tansiyon oluştuğunda bazı bilinen bulgular meydana gelir. Bunlar;

  • Vücudun yorgun düşmesi
  • Baş dönmesi ve mide bulantıları
  • Nemli bir cilt ve terleme yaşanması hali
  • Sersemlik hissi
  • Depresyon belirtileri
  • Vücut ıssının aniden düşmesi
  • Bulanık görme
  • Konsantrasyonda azalmalar yaşanması
  • Şoka girildiğinde ise; bilinç kayıpları, soğuk ve nemli bir cilt, hızlı bir solunum, zayıf nabız şekli gibi durumlar meydana gelir.

DÜŞÜK TANSİYONUN SEBEPLERİ NELERDİR?

Birçok farklı nedene bağlı olarak meydana gelen düşük tansiyonun altta yatan nedenini bulmak gerekir. Gün içerisinde yenilen gıdaların çeşidi, hareketlilik seviyeleri ve stres düzeyine kadar bu durumlarda kan basıncı farklı reaksiyonlar göstererek tansiyonun farklı seyir etmesine neden olur.

Gece dinlenme ve yatış halinde yavaşlayan kan basıncı, uyandıktan sonra gündüz aktif seviyelerde artmış olur. Bazı durumlarda 90/60 oranının normal seyrettiği, fakat kandaki ani basınç düşmesine bağı olarak yaşanan tansiyon düşüklüğünde kişi baş dönmesi, mide bulantısı gibi belirtilere maruz kalmaktadır.

Düşük tansiyonun sebepleri ise şöyle sıralanabilir;

  • Hamilelik nedeni ile yaşanılan düşük tansiyon problemi
  • Kalp rahatsızlıkları; kalp yetmezliği veya kalp atış hızında problem yaşanması durumları
  • Hormonal problemler; böbrek yetmezliği, kan şekerinde ani düşmeler
  • Kan kaybı nedeniyle vücutta azalan kan azlığına bağlı yaşanılan durum
  • Ağır enfeksiyon; zararlı mikroorganizmaların kana geçerek kanda oluşturdukları enfeksiyonlar
  • Dehidratasyon; Vücuttan fazla bir şekilde sıvı kaybedilmesi ve yerine konulmaması halinde yaşanılan tansiyon problemi
  • Alerjik reaksiyon sonucunda gelişen ani tansiyon düşmeleri
  • Vitamin ve mineral eksikliği olan kişilerde b12, folat ve demirden yoksun olan vücutta kansızlık meydana gelir. Kansızlık nedeni ile kan basıncı düşer ve hipotansiyon gelişir.
  • Kronik hastalıklara bağlı veya diğer hastalık çeşitlerinde uygulanan ilaç tedavisinin yan etkilerine bağlı olarak yaşanılan tansiyon düşüklüğü problemleri
  • Sağlıksız ve dengesiz beslenmeden kaynaklanan problemler
  • Anksiyete, panik bozukluk gibi yaşanılan psikolojik problemler
  • Akciğer ve karaciğer hastalıkları

DÜŞÜK TANSİYON NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Düşük tansiyon problemi yaşayarak hayat kalitesi sürekli düşen kişilerin, öncelikle hekim kontrolünden geçerek tam teşhis konulması ve altta yatan nedenin bulunması önerilir. Hekimin bulduğu problemlere dayanarak kişiden kişiye değişen tedavi yöntemi uygulanır.

Farklı ilaç kullanımına bağlı olarak yaşanan hipotansiyon çeşidinde, ilaç değiştirme veya dozunu azaltma gibi önlemler alınarak tansiyonun düşmesi önlenebilir. Daha sonra sürekli düşen tansiyonu yükseltme yoluna gidilir. Tuzdan yüksek gıdalarla beslenme durumu tansiyonu yükselteceğinden dolayı düşük tansiyon problemi önlenmiş olur. Tabi buradaki tuz kullanımının bir ölçüsü vardır. Aşırı tuz tüketimi hipertansiyona neden olur.

Bol sıvı tüketimi, özellikle su tüketimi artırılmalıdır. ‘’Su hayattır’’ kelimesi boşuna söylenilmemiş demekki. Gerçekten de her önemli hastalığın temelinde susuz kalmış vücut çıkabilmektedir. Dehidrasyonu önlemek amacıyla yetişkin bireylerde günde en az iki litre su tüketimi tavsiye edilir.

Ayağa kalkma ve ani hareketlerden her zaman kaçınarak daha sakin ve yavaş hareket edilerek tansiyon düşüşlerinin önüne geçilmelidir.

Sigara ve alkol tüketimi gerçekleştiren kişilerin, bu madde kullanımını acilen hayatlarından çıkarması gerekmektedir. Sigara başlı başına kan basıncını olumsuz bir şekilde etkileyen nedenlerden biridir.

Düşük tansiyon tedavisinde; doğumdan sonra devam eden düşük tansiyon problemlerinde anne, karbonhidrattan zengin yiyecekler tüketmelidir.

Beslenme düzenleri oluşturularak düşük tansiyon problemini önlemek mümkündür. Tuzlu ayran, zeytin, turşu vb tuz içeriği yüksek olan gıdaları belirli ölçülerde tüketmek kan basıncının artmasına neden olur.

Meyve ve sebze tüketimi arttırılmalıdır. Vücudun su miktarını karşılamak için büyük önem taşıyan meyve ve sebzeler dehidrasyonu önleyerek kan basıncını sağlıklı düzeyde tutmaya yardım der.

Kafein alımını sınırlandırmak gerekir. Kafein oranı yüksek olan; çay, kahve gibi içeceklerin fazla tüketilmesi kan basıncının artmasını sağlayarak tansiyon problemine yol açar.

Ani düşen tansiyona en erken müdahaleyi yapmak için en pratiğinden hemen bir tuzlu ayran yapılıp içilmelidir. Havuç suyu, zeytin tüketimi, zencefil de tansiyon düşüklüğünü gidermeye yardımcı besinlerdir. Sıcak ve bunaltıcı havalarda ve ortamlarda uzun süre kalmamak gerekir. Mümkün olduğunca ani kalkış ve oturuş hareketlerini yaparken yavaş ve sakin davranarak ani düşen tansiyonun önüne geçmiş oluruz.

 

 

 

 

(Visited 35 times, 1 visits today)
Mehmet BARIN

Mehmet BARIN

Yorum Yazabilirsiniz

%d blogcu bunu beğendi: